Başarıyla üye oldunuz Papara Blog
Great! Next, complete checkout for full access to Papara Blog
Welcome back! You've successfully signed in.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Papara Cashback ile Netflix’te yarı fiyatına izleyebileceğin 6 festival filmi

Papara Cashback ile Netflix’te yarı fiyatına izleyebileceğin 6 festival filmi

. Okuma süresi: 3 dk

Festival sezonu, film severlerin her sene sabırsızlıkla beklediği zamanlar. Bu sene pandemi nedeniyle neredeyse tüm film festivalleri ya ertelendiler, ya da online mecralara taşındılar. Gelecekte tüm sinema sektörünün online platformlara taşınacağı konuşuluyordu, ama pandemi her alanda olduğu gibi bu alanda da işleri biraz hızlandırdı. Bu sene festivale gidemediğin için üzgün olabilirsin; biz de öyleyiz, ama yine de televizyonunun karşısına geçip festivalin verdiği hissiyatı biraz da yaşayabilirsin. Dünyanın en büyük film ve dizi izleme platformu Netflix, her geçen gün kütüphanesindeki festival seçkisini genişletiyor. Festivallerde tek bir bilete ödeyeceğin fiyat karşılığında bincerce filme bir ay boyunca erişim sağlayabildiğin Netflix’i, Papara’da Cashback ile anında nakit kazanarak yarı fiyatına kullanabilirsin! Bu yazımızda, Netflix Türkiye’de izleyebileceğin dünya festivallerden ödül ve övgülerle dönmüş 6 filmi sıraladık. Keyifli seyirler :)

1- Roma

Meksikalı yönetmen Alfonso Cuaron’un Netflix desteğiyle hayata geçirdiği 2018 yapımı filmi Roma, uzun zaman sonra sinema seyircisini derinden etkilemeyi başaran ilk film olarak da anılıyor. 1970’li yılların Meksika’sında orta-üst sınıf bir aile ve ailenin hizmetçisini merkeze alan Roma, efsanevi bir anlatıya ve devasa sahnelere sahip bir film. 2019 Oscar Ödül Töreni’nden en iyi yönetmen, en iyi görüntü yönetmenliği ve en iyi yabancı dilde film ödülüyle dönen Roma, sadece Netflix’te.

2- The Lobster

Tek başına Yunanistan sinemasına çağdaş bir kimlik kazandırmayı başaran yönetmen Yorgos Lanthimos’un ülkesinin dışına açıldığı ilk filmi The Lobster, herkesin çift olmak zorunda olduğu yakın bir gelecekte geçiyor. Başrollerinde Colin Farrell, Rachel Weizs, Olivia Colman gibi usta oyuncuları barındıran The Lobster, tuhaf bir deneyim yaşamak isteyenler için bu aralar Netflix’teki en iyi seçenek.

3- I Don’t Feel At Home In This World Anymore

Amerikan sinemasının genç yönetmenlerinden Macon Blair’in 2015 yapımı filmi I Don’t Feel At Home In This World, evi soyulan depresif bir kadının hırsızların peşine düşmesini konu alıyor. İlerledikçe daha da karanlık bir atmosfere bürünen film, bağımsız sinemanın en önemli festivali olarak bilinen Sundance Film Festivali’nden jüri büyük ödülüyle ayrıldı.

4- She’s Gotta Have It

Amerikan bağımsız sinemasının en sıra dışı isimlerinden Spike Lee’nin yazıp yönettiği She’s Gotta Have It, 20’li yaşlarındaki genç bir kadın ressamın üç farklı adamla olan romantik ilişkisini konu alıyor. 1986 yapımı film, zamanına göre oldukça ileri görüşlü bir bakış açısına sahip. Aynı zamanda aynı isimli Netflix’e dizi olarak da uyarlanan She’s Gotta Have It, eğlenceli birkaç saat geçirmek isteyenler için harika bir seçim

5- You Were Never Really Here

Lynne Ramsay’nin en büyük ses getiren filmi You Were Never Really Here, hayatını kaçırılan küçük kızların izlerini sürmeye adamış bir adamın hikayesini anlatıyor. Başrolünde Joker’le geçen senenin tüm festivallerinden en az bir adaylık alan Joaquin Phoenix’in bulunduğu film, Cannes Film Festivali’nde de Altın Palmiye için yarışmıştı.

6- Marriage Story

Amerikan bağımsız sinemasının en popüler yönetmenlerinden Noah Baumbach’ın Netflix desteğiyle çektiği 2018 yapımı Marriage Story, evliliklerini bitirmeye karar veren bir çiftin dramatik hikayesini harika bir senaryo ve reji diliyle anlatıyor. Başrollerinde Scarlett Johansson ve Adam Driver’ın yer aldığı Marriage Story, birçok festivalde en iyi film ödülü için yarıştı. Filmin en büyük sürprizi ise, performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü kazanan Laura Dern.